İcra Takibi Nedir, Nasıl Başlatılır?

İcra Takibi, alacaklının, borçludan olan alacağını devlet gücüyle tahsil edebilmesi için başvurduğu hukuki bir yoldur. Borcun ödenmemesi hâlinde, alacaklı icra daireleri aracılığıyla borçlu hakkında yasal takip başlatabilir ve borcun cebrî icra yoluyla tahsilini talep edebilir. 2026 yılı itibarıyla icra takibi süreci; takibin başlatılması, borçluya ödeme emri gönderilmesi, itiraz süreci, haciz aşaması ve gerektiğinde icra davasına başvurulması gibi birden fazla teknik aşamadan oluşmaktadır. Bu süreçte İcra Takibi nasıl başlatılır, hangi icra yolunun seçileceği, takibin ne zaman geçerli sayılacağı ve yetkili mahkemenin belirlenmesi gibi konular, hem alacaklı hem de borçlu açısından büyük önem taşır. Usule uygun yürütülmeyen icra takipleri hak kayıplarına yol açabileceğinden, sürecin hukuki çerçevesinin doğru anlaşılması ve adımların bilinçli şekilde atılması gerekmektedir.

İcra Takibi Nedir?

İcra Takibi, bir alacağın borçlu tarafından rızaen ödenmemesi hâlinde, alacaklının devletin cebrî icra gücünden yararlanarak alacağını tahsil etmesini sağlayan hukuki süreçtir. Bu süreç, icra daireleri aracılığıyla yürütülür ve borçlunun malvarlığına yönelik yaptırımlar uygulanmasına imkân tanır. İcra takibi; para borçları başta olmak üzere, kira alacağı, senet alacağı, ilamsız veya ilamlı alacaklar gibi birçok farklı borç türü için başlatılabilir.

İcra takibinin temel amacı, borcun zorla tahsil edilmesi değil; borçlunun ödeme emriyle borcunu yerine getirmesini sağlamaktır. Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz etmez veya borcunu ödemezse, takip kesinleşir ve alacaklı haciz aşamasına geçebilir. Bu noktadan sonra borçlunun maaşı, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları haczedilebilir.

İcra takibi sürecinde doğru icra yolunun seçilmesi (ilamsız takip, kambiyo senetlerine özgü takip, ilamlı takip gibi), ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmesi ve tebligat işlemlerinin eksiksiz yapılması büyük önem taşır. Usule aykırılık, takibin iptaline veya uzamasına neden olabilir. Bu nedenle icra takibi, basit gibi görünse de teknik kurallara sıkı şekilde bağlı bir hukuki mekanizmadır.

İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

İcra takibi, alacaklının borcun ödenmemesi hâlinde icra dairesine başvurmasıyla başlatılır. Bu başvuru, alacağın türüne göre doğru icra yolunun seçilmesini ve takip talebinin usule uygun şekilde hazırlanmasını gerektirir. Çünkü her alacak için aynı takip yolu uygulanmaz; yanlış yol seçimi takibin iptaline neden olabilir.

İcra takibi başlatılırken izlenen temel adımlar şunlardır:

  1. Takip Türünün Belirlenmesi
    Alacak bir mahkeme kararına dayanıyorsa ilamlı icra, herhangi bir mahkeme kararı yoksa ilamsız icra, alacak bono, çek veya senede dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılır.
  2. İcra Dairesine Başvuru
    Alacaklı, yetkili icra dairesine yazılı veya elektronik ortamda (UYAP üzerinden) takip talebinde bulunur. Takip talebinde borçlu bilgileri, alacak miktarı, faizi ve borcun dayanağı açıkça belirtilmelidir.
  3. Takip Talebinin Kabulü ve Ödeme Emri Düzenlenmesi
    İcra dairesi, takip talebini aldıktan sonra borçlu adına bir ödeme emri düzenler.
  4. Ödeme Emrinin Borçluya Tebliği
    Ödeme emri borçluya tebliğ edilir. Bu tebligat, icra takibinin fiilen başlaması açısından kritik bir aşamadır.

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde borca veya imzaya itiraz edebilir. İtiraz edilmezse icra takibi kesinleşir ve alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Bu nedenle İcra Takibi nasıl başlatılır sorusu kadar, takibin nasıl sürdürüleceği de büyük önem taşır.

İcra Davası Nasıl Açılır?

İcra davası, icra takibi sürecinde borçlunun itiraz etmesi, takibin durması veya alacağın mahkeme kararıyla güvence altına alınması gerektiği hâllerde gündeme gelir. Uygulamada “icra davası” ifadesi; itirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit, istirdat veya şikâyet gibi farklı dava ve başvuruları kapsayan genel bir kavramdır. Hangi davanın açılacağı, borçlunun icra takibine karşı nasıl bir yol izlediğine bağlıdır.

En sık karşılaşılan durum, borçlunun ilamsız icra takibine itiraz etmesidir. Bu durumda alacaklı, itiraz nedeniyle duran takibi devam ettirebilmek için iki yoldan birini seçebilir. Eğer alacak yazılı bir belgeye veya imzası inkâr edilmeyen bir belgeye dayanıyorsa, itirazın kaldırılması davası icra hukuk mahkemesinde açılır. Alacak herhangi bir belgeye dayanmıyorsa veya belge yeterli değilse, bu kez itirazın iptali davası asliye hukuk mahkemesinde açılır.

İcra davası açılırken; icra dosya numarası, borcun dayanağı, alacak miktarı, itirazın haksız olduğu yönündeki hukuki gerekçeler ve deliller açıkça dilekçede belirtilmelidir. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda borcun varlığını tespit ederse icra takibinin devamına karar verir ve alacaklı haciz aşamasına geçebilir. Ayrıca haksız itiraz hâlinde borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir.

Bu nedenle icra davası süreci, icra takibinin kaderini belirleyen kritik bir aşamadır. Yanlış dava türünün seçilmesi veya sürelere uyulmaması, alacağın tahsilini ciddi şekilde geciktirebilir.

İcra Takip İşlemleri Nelerdir?

İcra takip işlemleri, icra takibinin başlatılmasından alacağın tahsiline kadar geçen sürede icra dairesi tarafından yürütülen tüm hukuki ve fiilî adımları kapsar. Bu işlemler, belirli bir sıra ve süreler dâhilinde ilerler; her aşama bir sonrakinin ön koşuludur. Usule uygun yürütülmeyen işlemler takibin durmasına veya iptaline yol açabilir.

İcra takip sürecinde başlıca işlemler şunlardır:

  1. Takip Talebi ve Ödeme Emri Düzenlenmesi
    Alacaklının icra dairesine yaptığı başvuru üzerine borçlu adına ödeme emri düzenlenir ve tebliğe çıkarılır.

  2. Tebligat ve Sürelerin İşlemesi
    Ödeme emrinin borçluya tebliğiyle birlikte itiraz ve ödeme süreleri başlar. Bu süreler takip türüne göre değişiklik gösterebilir.

  3. İtiraz Süreci
    Borçlu, yasal süresi içinde borca, faize veya imzaya itiraz edebilir. İtiraz edilmesi hâlinde takip durur.

  4. Takibin Kesinleşmesi
    Borçlu itiraz etmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir.

  5. Haciz İşlemleri
    Borçlunun maaşı, banka hesapları, araçları, taşınır ve taşınmaz malları haczedilebilir. Elektronik haciz (e-haciz) de bu kapsamda uygulanabilir.

  6. Satış ve Tahsilat
    Haczedilen mallar satışa çıkarılır, satış bedelinden alacak tahsil edilir.

İcra takip işlemleri, hem alacaklının hakkını korumak hem de borçlunun yasal güvencelerini ihlal etmemek amacıyla sıkı kurallara bağlanmıştır. Bu nedenle her aşamanın süresinde ve doğru şekilde yapılması büyük önem taşır.

İcra Takibi Ne Zaman Başlar?

İcra takibi, alacaklının icra dairesine başvurusu ile başlasa da hukuken sonuç doğurması, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ile gerçekleşir. Yani takip talebinin icra dairesine verilmesi süreci başlatır; ancak borçluya tebligat yapılmadıkça icra takibi borçlu açısından bağlayıcı hâle gelmez.

Ödeme emri borçluya tebliğ edildikten sonra, takip türüne göre değişen yasal süreler işlemeye başlar. İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca veya imzaya itiraz edebilir. Bu süre içinde itiraz edilmezse icra takibi kesinleşir ve alacaklı haciz aşamasına geçme hakkı kazanır. İlamlı icra takibinde ise mahkeme kararı bulunduğundan itiraz imkânı sınırlıdır ve takip daha hızlı ilerler.

Dolayısıyla icra takibinin fiilen başlaması ve hukuki sonuç doğurması, tebligatın doğru adrese, doğru kişiye ve usulüne uygun şekilde yapılmasına bağlıdır. Hatalı veya geçersiz tebligatlar, takibin iptaline ya da sürecin uzamasına yol açabilir. Bu nedenle icra takibinin başlangıç anı, uygulamada en çok dikkat edilmesi gereken aşamalardan biridir.

İcra Davası Yetkili Mahkeme

İcra davasında yetkili mahkeme, açılacak davanın türüne ve alacağın niteliğine göre değişiklik gösterir. Bu nedenle icra takibi sürecinde hangi mahkemeye başvurulacağının doğru belirlenmesi, davanın usulden reddedilmemesi ve sürecin hızlanması açısından büyük önem taşır.

En sık karşılaşılan icra davalarında yetkili mahkemeler şu şekildedir:

  • İtirazın Kaldırılması Davası:
    Alacak bir belgeye (senet, imzalı sözleşme vb.) dayanıyorsa, bu dava İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Yetkili mahkeme, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra hukuk mahkemesidir.
  • İtirazın İptali Davası:
    Alacak yazılı belgeye dayanmıyorsa, itirazın iptali davası Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Yetkili mahkeme genellikle borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir.
  • Menfi Tespit ve İstirdat Davaları:
    Borçlu tarafından açılan bu davalar da Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girer.
  • Şikâyet Yolu:
    İcra dairesinin yaptığı işlemlere karşı başvurulan şikâyetler, İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülür.

Yetkili mahkemenin yanlış seçilmesi hâlinde dava reddedilebilir veya dosya yetkili mahkemeye gönderilebilir. Bu da alacağın tahsil sürecini uzatır ve ek masraflara yol açar. Bu nedenle icra takibi ve icra davası aşamalarında, görevli ve yetkili mahkemenin doğru tespit edilmesi kritik öneme sahiptir.

Son Bloglar