Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası (2026)

Muris muvazaası, miras bırakanın sağlığında yaptığı bir taşınmaz devrini gerçekte bağış niteliğinde olmasına rağmen satış gibi göstererek, mirasçılarının miras payını azaltma amacı taşıması durumudur. Bu tür işlemler, mirasçıların saklı pay haklarını ihlal edebileceği için hukuken geçersiz sayılabilir. Uygulamada en sık başvurulan hukuki yol ise Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davasıdır. Bu dava ile miras bırakan tarafından muvazaalı şekilde devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve miras payları oranında tescili talep edilir. Davanın kime karşı açılacağı, hangi şartların oluşması gerektiği, zamanaşımı süresinin bulunup bulunmadığı ve muvazaanın hangi delillerle ispat edileceği, sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Yargıtay kararları da muris muvazaası davalarında önemli bir içtihat birliği oluşturmuş durumdadır. Bu nedenle sürecin hukuki çerçevesinin doğru değerlendirilmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, miras bırakanın (muris), sağlığında sahip olduğu bir taşınmazı gerçekte bağışlamak istediği hâlde, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla bu işlemi satış gibi göstererek devretmesi durumudur. Bu tür işlemlerde görünürde bir satış sözleşmesi bulunmakla birlikte, tarafların gerçek iradesi bağış yönündedir. Hukuki anlamda bu durum “muvazaa” olarak adlandırılır ve işlem geçersiz sayılabilir.

Muris muvazaasında temel unsur, miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırma iradesidir. Özellikle saklı paylı mirasçıların miras hakkını azaltmak veya ortadan kaldırmak amacıyla yapılan bu tür devirler, miras hukukunda sıklıkla uyuşmazlık konusu olur. Uygulamada genellikle miras bırakan, taşınmazı bir çocuğuna veya üçüncü bir kişiye devrederek diğer mirasçıların miras payını fiilen azaltmaya çalışır.

Yargıtay içtihatlarına göre muris muvazaası, görünürdeki satış işleminin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı ve bağış amacının gizlendiği durumlarda söz konusu olur. Bu hâlde, işlem hukuken geçersiz kabul edilir ve mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın miras payları oranında yeniden adlarına tescilini talep edebilir.

Muris muvazaası davaları, hem miras hukuku hem de tapu siciline ilişkin teknik kuralları içerdiğinden, somut olayın dikkatle değerlendirilmesini gerektirir.

Ayrıca bkz: Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) Davası

Muris Muvazaasının Şartları Nelerdir?

Muris muvazaasının varlığından söz edilebilmesi için belirli hukuki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Her taşınmaz devri muris muvazaası anlamına gelmez; işlemin görünürdeki niteliği ile tarafların gerçek iradesi arasında bilinçli bir çelişki bulunmalıdır.

Muris muvazaasının temel şartları şunlardır:

  1. Görünürde Bir Satış İşleminin Bulunması
    Tapuda yapılan işlem genellikle satış sözleşmesi şeklinde düzenlenir. Resmi kayıtlarda satış gösterilir; ancak bu satışın gerçek bir satış olup olmadığı incelenir.
  2. Gerçek İradenin Bağış Olması
    Tarafların asıl amacı, taşınmazı bedelsiz olarak devretmektir. Yani görünürdeki satış işlemi, gerçekte bir bağış işlemini gizlemek amacıyla yapılmıştır.
  3. Mirasçılardan Mal Kaçırma Amacı
    Muris muvazaasının en önemli unsuru, miras bırakanın mirasçılardan özellikle saklı paylı mirasçılardan mal kaçırma iradesi taşımasıdır. Amaç, miras paylarını azaltmak veya belirli mirasçıları mirastan mahrum bırakmaktır.
  4. Miras Hakkının Zedelenmesi
    Muvazaalı işlem sonucunda, davayı açan mirasçının miras hakkının ihlal edilmiş olması gerekir. Hak kaybı bulunmayan bir mirasçı muris muvazaasına dayanamaz.
  5. Tarafların Muvazaa Konusunda Bilinçli Olması
    Taşınmazı devralan kişi de işlemin gerçekte bağış olduğunu bilerek hareket etmelidir. Yani muvazaa tarafların ortak iradesine dayanmalıdır.

Yargıtay uygulamasında muris muvazaası değerlendirilirken; murisin ekonomik durumu, satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, mirasçılar arasındaki ilişkiler ve taşınmazın devredilme zamanı gibi birçok kriter birlikte incelenir.

Bu şartların varlığı hâlinde mirasçılar, Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası açarak taşınmazın miras payları oranında adlarına tescilini talep edebilir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Kime Karşı Açılır?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası, muvazaalı işlem sonucunda taşınmazın tapuda adına kayıtlı olduğu kişiye karşı açılır. Yani davalı, tapu kaydında malik olarak görünen kişidir. Çoğu durumda bu kişi, murisin taşınmazı devrettiği mirasçı ya da üçüncü kişi olur.

Eğer taşınmaz, ilk devralan kişi tarafından daha sonra başka birine devredilmişse, dava mevcut tapu malikine yöneltilmelidir. Ancak burada üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı önem kazanır. Tapu kaydına güven ilkesi gereği, iyi niyetli üçüncü kişinin korunması söz konusu olabilir. Bu nedenle dava stratejisi belirlenirken taşınmazın devir zinciri dikkatle incelenmelidir.

Muris muvazaasına dayalı davalarda genellikle:

  • Tapuda malik görünen kişi davalı olur.
  • Taşınmaz birden fazla kişiye devredilmişse, mevcut malik veya maliklere karşı dava açılır.
  • Bazı durumlarda birden fazla davalı bulunabilir.

Dava, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tescil talep edilir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Nasıl Açılır?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Dava, tapuda malik olarak görünen kişiye karşı yöneltilir ve muvazaalı işlemin iptali ile taşınmazın miras payı oranında davacı adına tescili talep edilir.

Dava açılırken öncelikle ayrıntılı bir dava dilekçesi hazırlanmalıdır. Dilekçede:

  • Murisin kim olduğu ve ölüm tarihi,
  • Taşınmazın tapu bilgileri,
  • Görünürde yapılan satış işlemi,
  • İşlemin gerçekte bağış niteliğinde olduğu,
  • Mirasçılardan mal kaçırma amacı bulunduğu
    açık ve somut şekilde ortaya konulmalıdır.

Davacı mirasçı, muris muvazaasının varlığını ispatla yükümlüdür. Bu nedenle dava açılmadan önce delillerin toplanması önemlidir. Tapu kayıtları, satış bedelinin ödenip ödenmediğine dair banka kayıtları, murisin ekonomik durumu, tanık beyanları ve aile içi ilişkiler bu aşamada belirleyici olabilir. Dava sürecinde mahkeme, tarafların delillerini değerlendirir ve gerekirse tanıkları dinler. Muvazaa tespit edilirse, tapu kaydı iptal edilerek taşınmaz miras payları oranında davacılar adına tescil edilir.

Bu tür davalar teknik ve kapsamlı inceleme gerektirdiğinden, dava stratejisinin baştan doğru kurulması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davasında Zamanaşımı Var mı?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında kural olarak zamanaşımı süresi uygulanmaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil talepleri, ayni hakka ilişkin olduğu için zamanaşımına tabi değildir.

Bu durumun temel nedeni, davanın bir alacak davası değil; mülkiyet hakkına dayalı ayni hak davası olmasıdır. Mirasçı, murisin muvazaalı işlemi nedeniyle tapu kaydının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve tapunun gerçek hak sahipleri adına düzeltilmesini talep etmektedir. Bu nedenle dava, belirli bir süreyle sınırlı değildir.

Ancak uygulamada bazı hususlara dikkat edilmelidir:

  • Taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişiye devredilmiş olması,
  • Uzun yıllar boyunca herhangi bir talepte bulunulmaması,
  • Somut olayın özelliklerine göre hakkın kötüye kullanılması iddiası

gibi durumlar, davanın sonucunu etkileyebilir.

Her ne kadar açık bir zamanaşımı süresi bulunmasa da, delillerin zamanla kaybolması ve ispatın zorlaşması nedeniyle muris muvazaasına ilişkin davaların gecikmeden açılması önemlidir.

Muris Muvazaası Hangi Delillerle İspat Edilir?

Muris muvazaası iddiasında bulunan mirasçı, işlemin gerçekte bağış olduğu ve mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı hususunu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle dava sürecinde delillerin doğru şekilde toplanması ve mahkemeye sunulması büyük önem taşır.

Yargıtay uygulamasında muris muvazaasının ispatında geniş bir delil serbestisi kabul edilmiştir. Başlıca deliller şunlardır:

  • Tanık Beyanları:
    Murisin gerçek iradesini, aile içi ilişkileri ve taşınmazın devrine ilişkin gerçek durumu ortaya koyan tanık anlatımları önemli rol oynar.
  • Satış Bedelinin Gerçekten Ödenip Ödenmediği:
    Tapuda gösterilen bedelin rayiç değerin çok altında olması veya bedelin fiilen ödenmemiş olması muvazaa şüphesini güçlendirir.
  • Murisin Ekonomik Durumu:
    Murisin taşınmazı satmaya ihtiyaç duyup duymadığı, ekonomik sıkıntı içinde olup olmadığı değerlendirilir.
  • Aile İçi İlişkiler ve Davranışlar:
    Mirasçılar arasındaki husumet, ayrımcılık veya belirli bir mirasçıyı kayırma amacı önemli bir göstergedir.
  • Tapu ve Banka Kayıtları:
    Taşınmazın devrine ilişkin resmi belgeler, banka hareketleri ve ödeme kayıtları incelenir.

Mahkeme, tüm bu delilleri birlikte değerlendirerek murisin gerçek iradesini tespit etmeye çalışır. Muris muvazaası davalarında çoğu zaman tek bir delil yeterli olmaz; olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Yargıtay Kararları

Muris muvazaasına ilişkin davalarda Yargıtay içtihatları, uygulamanın şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Özellikle Yargıtay’ın 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile muris muvazaası kurumu net bir çerçeveye kavuşturulmuş ve mirasçılara tapu iptali ve tescil davası açma imkânı tanınmıştır.

Yargıtay kararlarında öne çıkan temel ilkeler şunlardır:

  • Muris muvazaasında görünürdeki satış sözleşmesi geçerli olsa dahi, tarafların gerçek iradesi bağış ise işlem geçersiz kabul edilir.
  • Mirasçılardan mal kaçırma amacı varsa, saklı paylı olup olmadığına bakılmaksızın tüm mirasçılar dava açabilir.
  • Muvazaa iddiasının ispatında geniş delil serbestisi vardır ve tanık beyanları önemli rol oynar.
  • Satış bedelinin düşük olması veya fiilen ödenmemesi, tek başına yeterli olmasa da güçlü bir emaredir.
  • Dava, ayni hakka ilişkin olduğundan kural olarak zamanaşımına tabi değildir.

Yargıtay, her somut olayda murisin gerçek iradesinin araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle muris muvazaası davaları, standart bir değerlendirmeyle değil; olayın tüm özellikleri dikkate alınarak incelenir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları, hem miras hukuku hem de taşınmaz hukukuna ilişkin teknik kuralları bir arada barındıran, kapsamlı ve ispat yükü ağır davalardır. Bu tür davalarda yalnızca muvazaanın varlığını ileri sürmek yeterli değildir; murisin gerçek iradesi, mal kaçırma amacı ve işlemin bağış niteliği somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Delillerin doğru toplanmaması, tanıkların usule uygun dinlenmemesi veya dava stratejisinin hatalı kurulması, davanın reddine yol açabilir. Ayrıca taşınmazın üçüncü kişilere devredilmiş olması, iyi niyet iddiası ve tapu siciline güven ilkesi gibi hukuki değerlendirmeler, süreci daha da karmaşık hâle getirebilir.

Bu nedenle muris muvazaası davalarında:

  • Dava dilekçesinin doğru hukuki gerekçelerle hazırlanması,
  • Tapu kayıtlarının ve devir zincirinin detaylı incelenmesi,
  • İspat planının baştan doğru kurulması,
  • Yargıtay içtihatlarına uygun hukuki argümanların sunulması

büyük önem taşır.

Avukat desteği, sürecin hem usule uygun hem de stratejik şekilde yürütülmesini sağlar. Özellikle miras paylaşımı ve taşınmaz mülkiyeti gibi geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilecek uyuşmazlıklarda, profesyonel hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltır.

Son Bloglar